Kaygı (anksiyete), aslında insanın en doğal duygularından biridir; bizi tehlikelere karşı uyarır ve harekete geçirir. Ancak kaygı; yoğunluğu, sıklığı ve süresi bakımından günlük yaşamı etkilemeye başladığında, kişinin yaşam kalitesini belirgin biçimde düşürebilir. Bursa'da kaygı terapisi arayışında olan danışanlar için Düet Psikoloji'de, bilimsel temelli yaklaşımlarla yürütülen psikolojik destek süreci sunulmaktadır.

Kaygı sorunları, doğru anlaşıldığında psikoterapiden en iyi yanıt alan alanlardan biridir. Süreç; kişinin kaygısını tanıması, tetikleyicileri fark etmesi ve kaygıyla ilişkisini yeniden düzenlemesi üzerine kurulur.

Kaygı Ne Zaman Bir Sorun Hâline Gelir?

Sınav öncesi heyecan, önemli bir görüşme öncesi gerginlik ya da sağlıkla ilgili geçici endişeler olağandır. Kaygının bir destek gerektirip gerektirmediğini anlamak için genellikle şu sorulara bakılır:

  • Kaygı, ortada belirgin bir neden yokken de sık sık ortaya çıkıyor mu?
  • Endişeleri kontrol etmek giderek zorlaşıyor mu?
  • Uyku, iştah, odaklanma ve günlük işlevler etkileniyor mu?
  • Kaygı nedeniyle bazı ortamlardan, kişilerden veya etkinliklerden kaçınma başladı mı?
  • Bedensel belirtiler (çarpıntı, nefes darlığı, kas gerginliği, mide sorunları) sık yaşanıyor mu?

Bu soruların birkaçına "evet" yanıtı veriliyorsa ve bu durum haftalardır sürüyorsa, bir uzmanla görüşmek faydalı olabilir.

Kaygı Belirtileri Nelerdir?

Kaygı kendini üç düzeyde gösterebilir:

  • Bedensel belirtiler: Çarpıntı, terleme, titreme, nefes darlığı, göğüste sıkışma, mide-bağırsak yakınmaları, kas gerginliği, yorgunluk
  • Bilişsel belirtiler: Sürekli endişe, en kötü senaryoyu düşünme, odaklanma güçlüğü, zihinsel yorgunluk, kontrolü kaybetme korkusu
  • Davranışsal belirtiler: Kaçınma, erteleme, sürekli güvence arama, kontrol davranışları

Belirtiler kişiden kişiye farklı yoğunlukta görülebilir. Bedensel belirtilerin yoğun olduğu durumlarda, olası tıbbi nedenlerin dışlanması için öncelikle bir hekim değerlendirmesi önerilir.

Kaygı Bozukluğu Türleri

Kaygı farklı biçimlerde ortaya çıkabilir:

  • Yaygın kaygı: Günlük yaşamın birçok alanına yayılan, kontrol edilmesi güç endişe hâli
  • Sosyal kaygı: Değerlendirilme ve olumsuz yargılanma korkusuyla sosyal ortamlardan kaçınma
  • Panik atak ve panik bozukluk: Ani ve yoğun kaygı dalgaları (bu konuda ayrıntılı bilgi için panik atak desteği sayfamıza göz atabilirsiniz)
  • Özgül fobiler: Belirli nesne veya durumlara yönelik yoğun korku ve kaçınma
  • Sağlık kaygısı: Hastalıklarla ilgili sürekli endişe ve güvence arama davranışı

Kaygı Terapisi Nasıl İlerler?

Düet Psikoloji'de kaygı çalışması, danışanın ihtiyacına göre planlanır ve genellikle şu aşamaları içerir:

  1. Değerlendirme: Kaygının ortaya çıkışı, tetikleyicileri, sürdürücü etkenleri ve yaşam üzerindeki etkisi birlikte incelenir.
  2. Psikoeğitim: Kaygının bedende ve zihinde nasıl çalıştığı anlaşılır; bu farkındalık çoğu danışan için sürecin ilk rahatlatıcı adımıdır.
  3. Beceri çalışması: Düşünce-duygu-davranış döngüleri ele alınır; kaçınmaların yerini kademeli yüzleşmeler alır; nefes ve gevşeme becerileri desteklenir.
  4. Derinleştirme: Gerekli görülen durumlarda, kaygının geçmiş yaşantılarla bağlantısı EMDR yaklaşımıyla çalışılabilir.

Seanslarda ağırlıklı olarak Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR yaklaşımlarından yararlanılır. Süreç ve süre, kaygının türüne ve kişinin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir.

Düet Psikoloji'de Kaygı Desteği

Merkezimizde kaygı alanındaki görüşmeler, her iki uzman klinik psikoloğumuz tarafından yürütülmektedir. Uzm. Klinik Psikolog Gülçin Özdemir Yön çocuk, ergen ve yetişkinlerde kaygı çalışmaları yürütür; Uzm. Klinik Psikolog Murat Yön ergen ve yetişkinlerle çalışır. Her iki uzman da BDT ve EMDR yaklaşımlarında eğitimlidir.

Görüşmeler yüz yüze veya online olarak planlanabilir. Tanı ve ilaç tedavisi gerektiren durumlarda süreç, psikiyatri hekimi ile iş birliği içinde yürütülür; psikologlar ilaç öneremez ve tıbbi tanı koyamaz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kaygı terapisi kaç seans sürer?

Süre; kaygının türüne, ne kadar zamandır sürdüğüne ve kişinin hedeflerine göre değişir. İlk görüşmelerde birlikte bir yol haritası oluşturulur ve süreç düzenli aralıklarla gözden geçirilir.

Kaygı tamamen geçer mi?

Kaygı doğal bir duygudur ve amaç onu yok etmek değil, yaşamı kısıtlamayan bir düzeye getirmektir. Birçok danışan, süreç içinde kaygısını tanımayı ve yönetmeyi öğrendikçe belirgin rahatlama tarif eder; deneyim kişiden kişiye farklılık gösterir.

İlaç kullanmadan kaygıyla çalışılabilir mi?

Psikoterapi, kaygı alanında etkinliği araştırmalarla desteklenen bir yaklaşımdır. İlaç tedavisinin gerekli olup olmadığına yalnızca psikiyatri hekimi karar verir; gerekli durumlarda psikoterapi ve tıbbi takip birlikte yürütülebilir.

Bedensel belirtilerim var; önce hangi uzmana gitmeliyim?

Çarpıntı, nefes darlığı gibi belirtiler öncelikle tıbbi açıdan değerlendirilmelidir. Hekim değerlendirmesinde fizyolojik bir neden bulunmazsa, belirtilerin kaygıyla ilişkisi psikoterapi sürecinde ele alınabilir.

Sosyal kaygı için de destek alabilir miyim?

Evet. Sosyal ortamlarda yoğun gerginlik, değerlendirilme korkusu ve kaçınma davranışları psikoterapide sık çalışılan konulardandır.

Online görüşmeyle kaygı çalışılabilir mi?

Evet. Kaygı alanındaki görüşmeler online formatta da yürütülebilmektedir. Size uygun format ilk görüşmede birlikte planlanır.